Zilberman
Zilberman
Skip to main content
  • Menu
  • Anasayfa
  • Hakkımızda
  • Sanatçılar
  • Sergiler
  • Haberler
  • Yayınlar
  • Etkinlikler
  • Fuarlar
  • Zilberman Unfold
  • Projeler
  • Ekip
  • İletişim
  • EN
  • TR
  • DE
Menu
  • EN
  • TR
  • DE

Swaying the Current: Group Exhibition

Geçmiş Sergiler exhibition
29 December 2024 - 15 February 2025 Berlin
  • Overview
  • Installation Views
  • Works
  • Related Artists
Overview
Swaying the Current, Group Exhibition

Alpin Arda Bağcık, Aziza Kadyri,İz Öztat, Sandra del Pilar, Neriman Polat, Sim Chi Yin, Cengiz Tekin

Curated by Ece Ateş, Lotte Laub, Lusin Reinsch

 

Swaying the Current sergisi; hayatta kalan günlükler, fotoğraflar, tekstiller ve diğer kişisel nesneler temelinde tarihi yeniden inşa ederek ya da bilinmeyen atalarını hayal ederek kendi kökenlerini çevreleyen tarihin peşine düşen sanatçılar Alpin Arda Bağcık, Aziza Kadyri, İz Öztat, Sandra del Pilar, Neriman Polat, Sim Chi Yin ve Cengiz Tekin’in çalışmalarını bir araya getiriyor. Sanatçılar bunu yaparken, her zaman muktedirlerin çıkarlarına hizmet eden resmi söylemlere karşı-anlatılar oluşturuyor. Sanatçılar, eleştirel kurgu gibi çeşitli yaklaşımlar benimsiyorlar: Tarihsel hafızada kenara itilmiş olanların düşünce ve duygularına nüfuz edebilmek için yapıtlarına spekülatif ve kurgusal unsurlar entegre ediyorlar. Swaying the Current başlığı, akıntının yönünü hafifçe ama kasten farklı bir yöne doğru dürtmek için uygulanabilecek o incelikli güce atıfta bulunuyor.

 

Sim Chi Yin, Britanya’nın Malaya’daki sömürge karşıtı güçleri şiddetle bastırması sonucu dul kalan büyükannesi Loo Ngan Yue’nün hikayesini anlatıyor – bu çatışma on iki yıl sürmüş ve daha sonra hem tarihsel hem de çağdaş Batı kontrgerilla kampanyaları için bir şablon görevi görmüştü. Sim’in gazeteci ve solcu bir entelektüel olan baba tarafından büyükbabası, diğer pek çok Sosyalist ve sempatizanla birlikte İngilizler tarafından hapsedilmiş ve Çin’e sınır dışı edilmiş, orada da antikomünist Milliyetçi Ordu (Kuomintang) tarafından idam edilmişti. Sim, sinematik bir deneyim yaratmak için fotoğraf mecrasını kullanarak, boş zaman anlarıyla ailesinin kuşaklararası travmasının sözlü tarihlerini yan yana getiriyor. Sim, "Malaya Olağanüstü Hali" (1948–1960) arka planında korku, kayıp ve ani neşe parıltılarının yanı sıra ailesel ve tarihsel amneziye (hafıza kaybına) dair bir tablo çiziyor; böylece Soğuk Savaş’ın, nüfusun farklı kesimleri arasındaki uçurumu derinleştiren ve etkilerini bugün bile hissetmeye devam ettiğimiz kalıcı çatışmalara yol açan iyileşmemiş yaralarına işaret ediyor.

 

Aziza Kadyri, The Colorado Reminds Me of Syr-Darya (Colorado Bana Sirderya’yı Hatırlatıyor) adlı çalışmasında hafıza, miras ve nehirler ile pamuğun kıtalararası kesişen tarihleri üzerine düşünüyor. Büyükbabasının ABD’ye yaptığı bir seyahat sırasında günlüğüne yazdığı şu not onu derinden etkilemişti: “Colorado bana Sirderya’yı hatırlatıyor.” Bu bağ, onu ABD’deki altın madenciliği ve pamuk merkezleri ile Özbekistan’da pamuğun "beyaz altını" arasındaki paralelliklere götürüyor – her iki bölgeyi de tarihsel olarak şekillendiren unsurlar bunlardır. Kadyri’nin büyükbabası, Soğuk Savaş döneminde, 1969 yılında, Sovyetler Birliği’nden ABD’ye modern pamuk çırçır makinelerinin –ki bu icat yapıldığında ABD’deki köle emeği talebini azaltmamış, aksine artırmıştı– verimliliği üzerine araştırma yapmak üzere bir değişim programıyla gönderilmişti. Çalışmasının merkezinde, Taşkent’ten gelen pembe bir kumaş yer alıyor: Komünist Parti’nin 26. Kongresi için dokunmuş, makine nakışı bir Suzani. Kadyri, asılı tekstiller ve sözlü anlatımdan oluşan enstalasyonunda, hem bereketi hem de sömürüyü, doğanın güzelliğini ve endüstriyel yaraları simgeleyen nehirler aracılığıyla geçmiş ile bugünü birbirine bağlıyor.

 

Sandra del Pilar, resimli tarihlerden ilham alan büyük boyutlu, beş panelli bir paravanda Malintzin’in tarihsel figürünü inceliyor. Sıra dışı dil yetenekleri sayesinde –kendi ana dili olan Aztek işgalcilerinin Nahuatl dilini, Mayacayı ve İspanyolcayı akıcı bir şekilde konuşabiliyordu– 16. yüzyılda Aztek İmparatorluğu’nun fethinde çok önemli bir rol oynamıştı. Sandra del Pilar’ın çalışması, Malintzin’in Meksika’nın tarihinde ve kültürel hafızasında somutlaştırdığı çelişkili temsilleri ve anlamları vurguluyor. Malintzin, İspanyol fatihlerin metinlerinde bir köle ve yalnızca bir "dil" olarak marjinalleştirilirken; del Pilar, onun Florentine Codex ve Lienzo de Tlaxcala gibi yerli görsel temsillerindeki üst düzey bir diplomat ve lider olarak tasvir edildiği belirgin rolünü tanıyor. Sandra del Pilar’ın yorumunda Malintzin, kendisinin ve halkının özerkliği için savaşıyor.

 

Alpin Arda Bağcık, çalışmasında Ayasofya’dan bir ikonayı başlangıç noktası olarak alıyor. 10. yüzyıldan kalma ünlü Sunu (Vestibule) Mozaiği, Meryem Ana’yı koruyucu bir figür olarak tasvir eder. Bu mozaik, Bizans’taki 8. ve 9. yüzyıl İkonoklazm dönemlerinin ardından, tasvirlere saygı gösterilmesine yeniden izin verildiği bir dönemde yapılmıştı. Meryem, Ayasofya ve Kutsal Kabir Kilisesi maketleri arasında otururken, yani Konstantinopolis ve Kudüs’ün koruyucu azizesi olarak tasvir edilir. Meryem Ana, MS 537 yılındaki inşasından bu yana yüzyıllar boyunca sırasıyla kilise, cami ve müze olarak hizmet vermiştir. 2020’den beri yeniden cami olarak kullanılmaktadır. İkona şu anda bir perdeyle gözlerden gizlenmiştir. Bağcık, her iki tarafı da boyanmış akordeon katlamalı bir broşürde, ikonayı giderek solan bir dizi kopya halinde göstermek için bir yeniden üretim tekniği kullanıyor. Bir tarafta imge yavaş yavaş yok olmaya yüz tutarken, diğer tarafta renkleri daha da güçlü bir şekilde geri dönüyor. Tarih doğrusal bir seyir izlemez: Tekrarlar vardır ve bir kez gizlenen şey daha sonra yeniden ortaya çıkabilir.

 

İz Öztat, Öztat’a bir hayalet ve bir alter ego olarak görünen Zişan’ın (1894-1970) hikayesini yeniden anlatmak için, Tuna Nehri’nin Karadeniz’e kadar olan akışını gösteren tarihi bir akordeon harita kullanıyor: Zişan, 1915 yılında Ermeni soykırımından kaçarak İstanbul’dan Berlin’e gitmişti. Kan seli gibi kırmızı bir çizgi galeride kıvrılarak ilerliyor ve ardından kesintiye uğruyor – tıpkı İz Öztat’ın nehir yatağını ödünç aldığı askeri haritanın çok sayıdaki yaprağında nehrin segmentlere ayrılması gibi. Bu kolektif, zamanı aşan alışveriş; reddedilen ve bastırılan bir geçmişin günümüzde kendini nasıl hissettirdiğini düşünmeyi mümkün kılıyor. Danube as Biography: Reduced and Simplified (Bir Biyografi Olarak Tuna: İndirgenmiş ve Basitleştirilmiş) başlıklı çalışma, iki yayının eşliğinde, bir yaşam öyküsü anlatısının her zaman nasıl inşa edildiğini ve bu (oto)biyografik anlatıların daha sonra yaşamları nasıl etkilediğini ele alıyor. Sanatçı, Screens adlı çalışmasında ise bir günah çıkarma kabininin penceresini, Oryantalist temsillerde tekrarlanan bir motif olan Meşrebiye mimari öğesiyle ilişkilendiriyor. Öztat, benlik ile öteki arasında duran projeksiyon ekranını sorgulayarak, kamusal ve özel alanlar arasındaki sınırları; neyin kamunun erişimine açıldığını ve neyin ondan gizli kaldığını düşünüyor.

 

Neriman Polat’ın Elbise enstalasyonu, toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin ve devlet şiddetinin sonuçlarını güçlü bir şekilde çağrıştırıyor. Serginin arka odasında, havada asılı duran çiçekli bir elbise, bir zamanlar örttüğü bedeni tekinsiz bir şekilde akla getiriyor. İlk bakışta düzenli görünen desen, daha yakından bakıldığında bir yoksunluklar deseni olarak kendini ele veriyor: Polat, bir zamanlar çiçek olan yerleri büyük bir sabırla elle ağartmıştır. Elbiseden bir ağıt yükseliyor ve galeri odalarında kendine bir yol buluyor. Polat, aslen Metin ve Kemal Kahraman tarafından seslendirilen bu şarkının, kadın vokalist Gökçe Balkan’ın kaydettiği bir versiyonunu bize sunuyor. Şarkı, genellikle dile getirilmeyen ya da bastırılan şiddet karşısında hissedilen acıyı ve çaresizliği çağırıyor. Bu çalışma, Kürt bölgesinde devletin silahlı müdahalelerinin pek çok masum kurban aldığı ve geride kalanların ölülerini gömmelerinin bile yasaklandığı yoğun bir baskı ve şiddet döneminde üretilmişti. Polat’ın Elbise’si, kadın düşmanı şiddetle yaşamdan koparılan tüm o kadınları hatırlatıyor. Şiddet karşısında dilsiz bırakılanlara sesini geri veriyor.

 

Cengiz Tekin, Silence  adlı çalışmasında, zorluklar karşısında sığınma ve yalnızlık temalarını araştırıyor ve evi, dışarıdaki kaostan bir sığınak olarak tasvir ediyor. Sanatçının grafit çizimleri, kendi ev ortamından, kişisel hikayeler ve anılar taşıyan ve aynı zamanda evrensel temalarla yankılanan nesnelere odaklanıyor: Bir ışık anahtarının arkasına sıkıştırılmış annesinin bir fotoğrafı, işlemeli kuran çantası, duvardaki bir kancaya asılı duran tespihler; ayrıca plastik poşet, duvardaki bir çivi gibi sıradan nesneler bir tüfek tasviriyle yan yana getiriliyor. Bu nesneler bir yandan kırılganlığa ve özel alana geri çekilmeye atıfta bulunarak sessiz, sakinleştirici bir atmosfer yaratıyor. Diğer yandan ise memleketi Diyarbakır’da toplumsal ve siyasi huzursuzlukların yaşandığı bir dönemi –tekrarlanan çatışmaları, izolasyona yol açan sokağa çıkma yasaklarını ve bunların bireyler ile topluluklar üzerindeki etkilerini– yansıtıyor. Silence sadece çaresizliği ve kırılganlığı değil, aynı zamanda etkilenen toplulukların direncini de çağrıştırıyor.

 

Kıvrılarak ilerleyen, parçalanmış kırmızı çizgiyi takip edersek, Cengiz Tekin’in çizimlerine bakarsak, Neriman Polat’ın asılı elbisesinin üzerimizdeki etkisine izin verirsek, şarkısını dinlersek; yası tutulmayanlar, tarihten sürülenler bizimle konuşur. Bu sergideki sanatçılar, o ötekilerin geride bıraktığı boşluğu kendi deneyimlerinin izleriyle yeniden dolduruyor. Burada varoluşsal öneme sahip bir mesaj iletiliyor: Tarihe tek bir perspektiften bakılamaz. Olayları, egemen anlatının tamamen zıttı bir bakış açısından değerlendirmek hayati önem taşır; ve olumsuz zamanlarda rotanın değişeceğine dair umut hayal ürünü değildir. Swaying the Current, bizi hafızanın, tarihin ve kimliğin iç içe geçmiş akıntılarına daldırıyor; görünüşte batmış ve unutulmuş olanın hayatlarımızın dokusuna nasıl işlendiğini kabul ediyor.

 

Ah Ma: Aile hafızası ve travması üzerine Sim Chi Yin ve Tash Aw söyleşisi

07 Aralık 2024 Cumartesi, Saat: 17:00

 

Aile içinde onlarca yıldır sessizce duran suskunluklar hakkında nasıl konuşulabilir? Kim, kimin adına konuşma hakkına sahiptir? Bazı silinmişlikleri hiç kurcalamamak mı en iyisidir yoksa ısrarla açığa çıkarmak mı? Singapurlu sanatçı Sim Chi Yin ve Malezyalı romancı Tash Aw, her ikisi de aile anı kitapları hazırlayıp yayımladılar ancak yöntemleri biraz farklılık gösterebilir. Sırasıyla She Never Rode That Trishaw Again ve Strangers On A Pier adlı kitapları merkezine alan bu söyleşide, nasıl ve neden çalıştıklarını, aile tarihlerini ve kuşaklararası travmalarını aktarırken ne gibi çoklu çeviri biçimleri yapmak zorunda kaldıklarını birbirlerine anlatıyorlar. Mikro-anlatıların neden ve nasıl önemli olduğunu ve geriye ne kaldığını tartışacaklar.

Söyleşi İngilizce olarak gerçekleştirilecektir.

 

Diğer Etkinlikler: Zilberman Öğleden Sonra Turları: 07 Aralık 2024 Cumartesi, Saat: 16:00

04 Ocak 2025 Cumartesi, Saat: 16:00

01 Şubat 2025 Cumartesi, Saat: 16:00

Zilberman | Berlin, her ayın ilk cumartesi günü saat 16:00'da rehberli sergi turları sunmaktadır.

Turlara katılmak için lütfen şu adresten kayıt yaptırın: berlin@zilbermangallery.com.

Share
  • Facebook
  • X
  • Pinterest
  • Tumblr
  • Email
Installation Views
Open a larger version of the following image in a popup: 1484222969436984287
Open a larger version of the following image in a popup: 1481221101299162581
Open a larger version of the following image in a popup: 8977936521969451414
Open a larger version of the following image in a popup: 88248979898380599
Open a larger version of the following image in a popup: 305765420439064147
Open a larger version of the following image in a popup: 15631091291960383955
Open a larger version of the following image in a popup: 2274671441469650677
Open a larger version of the following image in a popup: 5239634701681463941
Open a larger version of the following image in a popup: 2939349701725443163
Open a larger version of the following image in a popup: 988842899736884137
Open a larger version of the following image in a popup: 9903128501825461017
Open a larger version of the following image in a popup: 7544962402023580552
Open a larger version of the following image in a popup: 4066394841953244451
Works
  • 03 Cengiz Tekin Silence
  • 01 Alpin Arda Bag C K Cyproheptadine
  • 14 Sim Chi Yin Ah Ma
  • 13 Neriman Polat Dress
  • 02 Aziza Kadyri The Colorado Reminds Me Of Syr Darya
  • 08 Cengiz Tekin Nail From The Series Silence
  • 07 Cengiz Tekin Koran From The Series Silence
  • 06 Cengiz Tekin Bag From The Series Silence
  • 12 I Z O Ztat Love Lies Bleeding
  • 10 I Z O Ztat Danube As Biography Reduced And Simplified
  • 04 Cengiz Tekin Rosary From The Series Silence
  • 05 Cengiz Tekin Socket And Photo From The Series Silence
  • 15 Sandra Del Pilar The Very Last Paravent Of The Conquest Of The Aztecs
  • 09 Cengiz Tekin Rifle From The Series Silence
  • 11 I Z O Ztat Screens

Related Artists

  • Alpin Arda Bağcık

    Alpin Arda Bağcık

  • İz Öztat

    İz Öztat

  • Sandra Del Pilar

    Sandra Del Pilar

  • Neriman Polat

    Neriman Polat

  • Cengiz Tekin

    Cengiz Tekin

Back to exhibitions

Join our mailing list

Signup

* denotes required fields

We will process the personal data you have supplied in accordance with our privacy policy (available on request). You can unsubscribe or change your preferences at any time by clicking the link in our emails.

Istanbul

Tomtom, İstiklal Cad. Mısır Apartmanı No.163 K.3 D.10.         
34433 Beyoğlu/İstanbul

+90 212 251 12 14

Dialogues

Tomtom, İstiklal Cad. Mısır Apartmanı No.163 K.2 D.5.         
34433 Beyoğlu/İstanbul

Berlin

Goethestraße 82, 10623           
Berlin, Germany

+49 30 31809900

Send an email
Instagram, opens in a new tab.
Artsy, opens in a new tab.
Vimeo, opens in a new tab.
Ocula, opens in a new tab.
Manage cookies
Copyright © 2026 Zilberman
Site by Artlogic

This website uses cookies
This site uses cookies to help make it more useful to you. Please contact us to find out more about our Cookie Policy.

Manage cookies
Reject non essential
Accept

Cookie preferences

Check the boxes for the cookie categories you allow our site to use

Cookie options
Required for the website to function and cannot be disabled.
Improve your experience on the website by storing choices you make about how it should function.
Allow us to collect anonymous usage data in order to improve the experience on our website.
Allow us to identify our visitors so that we can offer personalised, targeted marketing.
Save preferences
Close

Join our mailing list

Signup

* denotes required fields

We will process the personal data you have supplied in accordance with our privacy policy (available on request). You can unsubscribe or change your preferences at any time by clicking the link in our emails.