Overview

Almút Shulamit Bruckstein ile Simon Wachsmuth Söyleşisi

7 Kasım 2023 Salı, Saat: 19:00

Zilberman | Berlin: Schlüterstraße 45, 10707 Berlin-Charlottenburg

 

WARBURG IN CONTEXT (Bağlam İçinde Warburg), House of Taswir tarafından Berlin’deki sergi mekânlarında gerçekleştirilen bir dizi anlık (ad hoc) müdahaledir; Aby Warburg'un Schieben der Gestelle (Panelleri Kaydırmak / Yerini Değiştirmek) yöntemini önceden tanımlanmış sınırların dışına çıkararak/tersyüz ederek icra eder (perform). Söyleşi İngilizce gerçekleştirilecektir.

 

Açılış: 9 Eylül Cumartesi, Saat: 18:00–21:00

Saat 19:00: Besteci Laurie Schwartz işbirliğiyle vokal performansı

Zilberman | Berlin, Omar Barquet’nin çalışmalarını bir araya getiren The Passage of Amnesia (Amnézinin Geçidi) başlıklı sergisini duyurmaktan mutluluk duyar.

 

Meksikalı sanatçı Omar Barquet, Berlin’deki bu ilk kişisel sergisinde, izleyicilerin içinde dolaşacağı üç bölümlü bir mekân enstalasyonu olarak sahnelediği, otobiyografik ve kurmaca unsurları bir araya getiren (autofictional) yeni çalışmalarını sunuyor. Barquet, yıllar boyunca bir günlük tutma süreci gibi albümler biriktirdi. Çeşitli imge geleneklerinden beslenerek topladığı motifleri, daha sonra kolaj ve asamblajlar yaratmak için kullanır. Barquet’nin yapıtlarında manzaralar, insan varoluşunun yükünü taşıyan birer metonimi (düzmece/ad aktarması) haline gelir. Sanatçı, daha önceki çalışmalarında sıklıkla kamusal alana müdahale eden enstalasyonlar üretirken; son dönemde daha çok kişisel, zihinsel alanımıza odaklanıyor. Göz motifi, çeşitli kompozisyonlarda sıklıkla kapalı olarak ya da “fırtınanın gözünde” ifadesine gönderme yapacak şekilde karşımıza çıkar. Görünüşteki bu sakinlik aldatıcıdır, zira etrafımızda fırtına şiddetle uğuldamaktadır. Meksika’nın Yucatan yarımadasının doğu kıyısındaki Chetumal’da büyüyen ve bugün Mexico City’de yaşayan Omar Barquet’nin çalışmalarını, her şeyi birbirine katan, kıyı şeritlerini aşındıran ve arkasında muazzam hasarlar bırakan kasırgalar da şekillendirir. Barquet, fırtınanın karaya ilk ulaştığı anı 1st Regression (1. Gerileme) olarak tanımlar. Sanatçının tarih anlayışı çizgisel değildir: Doğada olduğu gibi insan yaşamında da inşa ve yıkım evreleri birbirini sonsuzca takip eder. Parçalarla/fragmanlarla çalışarak, bu döngüsel zaman anlayışını başka bir yolla ifade eder.

 

Barquet’nin sanatsal pratiği, bir toplama ve geri dönüştürme sürecine dayanır. Deniz kalıntıları, dalgaların karaya attığı odunlar, deniz kabukları ve kıyıya vuran mobilya parçaları –zamanın ve kullanımın yara izlerini taşıyan malzemeler– onun çalışmalarının karakteristik özellikleridir. Yerli felsefelerini araştıran Barquet; gerek insani gerekse insan-dışı topluluklar içindeki tüm ilişkilerin matrisine dair uyumlu ve kapsayıcı bir fikir geliştirmiştir. Sanatçı için atalarımızın bilgisini ve maneviyatını yeniden kazanmamız ve bunları bugün karşı karşıya olduğumuz çevre sorunlarına dikkat çekmek için kullanmamız önem taşımaktadır. Bu durum onu, ruhani ötekiliğin heterodoks (ana akım dışı) biçimlerini incelemeye yöneltmiş ve popüler dini pratiklerin karmaşıklığına karşı duyarlı kılmıştır. Bu ilgi, sanatçının Meksika’daki yas ve ölü kültüne ilişkin çeşitli geleneklere atıfta bulunduğu sergi odalarından birine de yansır.

 

Barquet, The Passage of Amnesia (Amnézinin Geçidi) başlığının; varoluşsal bir sınır durumunu, doğum ile ölüm, yaşam ile ölüm, bellek ile unutma arasındaki geçiş alanını çağrıştırmayı amaçladığını belirtiyor. Barquet’nin sergisinde, sanatçının anıları, rüyaları ve geçmişe dönüşleri (flashback) birbirine karıştıran bir bilinç akışıyla kurduğu tekinsiz bir anlatı ortamına, bir sahneye dalıyoruz. Barquet, sergi başlığında uzun süredir dost olduğu şair Francisco Hernandez’in bir dizesine atıfta bulunuyor. Şairin hastalıktan gözle görülür şekilde etkilenmiş kırılgan sesinin kayıtları ve şiirlerinden parçalar, sergideki vokal performansının başlangıç noktasını oluşturuyor. Barquet’nin sanatı sadece şiire değil, müziğe de merkezi bir rol biçer; buna Robert Schumann’ın Geistervariationen (Hayalet Varyasyonları) adlı eserine ve çağdaş besteci ve piyanist George Tsontakis’in aynı adlı çalışmasına yapılan yinelenen atıflar da dahildir.

 

Düşme sürecinde durdurulmuş dev bir şamdanı, yani dengesini kaybetmiş bir yapıyı andıran üç eş merkezli halkadan oluşan konik formdaki Corona/Medusa (for H. Bosch) (2023) adlı heykel; eski sallanan sandalyelerin kavisli parçaları, farklı şekil ve tonlarda hava koşullarından aşınmış ahşap parçaları ve örülmüş saçlarla asılmıştır. Barquet, sallanan sandalye parçalarıyla defalarca çalışmıştır ve yaşadığı sel baskınlarında sandalyelerin nasıl yüzüp gittiğini hatırlar. Sallanan sandalyelerin kavisli parçalarına, dilsel-heykelimsi bir sistem inşa ettiği kelimelerin heceleri gibi davranır.

 

Barquet, soyutlamaya olan yaklaşımını, şiirden olduğu kadar müzikteki zaman ve dinamik kullanımından da ilham alan bir yaklaşım olarak tanımlar. Syllables (Heceler) başlıklı bir dizi çalışma üreten sanatçı, yapıtlarından anagramlar veya ideogramlar olarak bahseder. Brezilya’daki, somut sanatın rasyonalist yaklaşımından uzaklaşan Neo-Concreto (Yeni Somut) akımıyla uyumlu olarak, Barquet’nin çağdaş bir çerçevedeki geometrik soyutlamaları fenomenolojik yaklaşımlarla yakınlık gösterir. Çeşitli baskı tekniklerinden de yararlanan üretimi, el ile işlediği yüzeylerinde yüksek bir karmaşıklığı açığa çıkarır. Ritim, sessizlik, hamlık veya yoğunluk gibi özel nitelikler, izleyici Barquet’nin sergisinde yürürken farklı duyuları ve hatta sinesteziyi (duyu ikiliğini) harekete geçirir. Barquet dikkatimizi pasajlara, geçişlere, dönüşümlere ve başkalaşımlara yönlendirir (The Alchemist, 2023). Yapıtlarını sıklıkla bir seri ya da bir tema ve varyasyonlar biçiminde üretir – örneğin Waterfalls (Şelaleler, 2023) çalışmasında olduğu gibi. Bu yolla yapıtlar, kendi içlerinde barındırdıkları istikrarsızlığı görünür kılarken, aynı zamanda bize olası bir geleceğe dair bir perspektif sunar.

 

Metin: Lotte Laub

İngilizceye Çeviren: Darrell Wilkins

 

Omar Barquet (d. 1979, Chetumal, Meksika) Mexico City’deki “La Esmeralda” Ulusal Resim, Heykel ve Baskı Okulu’nda eğitim gördü. Museo Experimental El Eco (Mexico City), Museo Nacional de Arte Moderno “Carlos Mérida”, Kunsthalle São Paulo gibi kurumlarda kişisel sergiler açtı ve XV. ve XVI. Rufino Tamayo Resim Bienali’ne (Museo Tamayo, Mexico City) katıldı. Barquet, 2018 yılında, Related Group tarafından Midtown Miami’deki Paraiso Bayviews kompleksi için sipariş edilen, 7.500 metrekarelik Oiseaux Exotiques adlı duvar resmiyle ilk uluslararası kamusal sanat projesini gerçekleştirdi. Barquet, Meksika’daki Ulusal Kültür ve Sanat Fonu (FONCA) Genç Sanatçılar Bursu ve MACG – Bancomer Arte Actual Bursu (Museo de Arte Carrillo Gil) dahil olmak üzere çok sayıda ödül ve hibeye layık görüldü. Rio de Janeiro’daki CAPACETE ve São Paulo’daki Casa Tomada’nın yanı sıra MAAS (New York), Fountainhead (Miami), Tupac (Lima), Norveç’teki Vestfossen ve Bolivya’daki Kiosko gibi kurumlarda konuk sanatçı olarak bulundu. Barquet; Jose Luis Landét, Agustín González ve Moris ile birlikte Second Floor Art Collective (İkinci Kat Sanat Kolektifi) kurucuları arasında yer aldı. Ayrıca besteci Fernando Soberanes ve müzisyen Javier Loyola ile birlikte Grama Ruina adlı ses deneyleri triosunu kurdu. Çalışmaları; Jumex Koleksiyonu, FEMSA Koleksiyonu, ESPAC Koleksiyonu, Jorge Pérez Koleksiyonu, Sackner Koleksiyonu, New Koleksiyonu, JoAnn G. Hickey Koleksiyonu, COPRO Koleksiyonu, Related Group Koleksiyonu, Oaxaca Çağdaş Sanat Müzesi, Sonora Sanat Müzesi, Museo Palacio de Medicina ve Phoenix Sanat Müzesi gibi pek çok koleksiyonda yer almaktadır. Omar Barquet, 2000 yılından bu yana Mexico City’de yaşamakta ve çalışmaktadır.

 

Açılışta besteci Laurie Schwartz işbirliğiyle bir performans gerçekleştirilecektir. Performans sanatçıları: Citlali Huezo, Ana Kavalis, Marjolein van der Meer.

Sergiye; Leslie Moody Castro, Andrea Hinteregger De Mayo ve Lotte Laub’un yazılarının yer aldığı bir katalog eşlik edecektir.

 

Daha fazla bilgi için lütfen berlin@zilbermangallery.com adresi üzerinden iletişime geçin.

Installation Views