Paranoid Fantasies, Real Plots: Alpin Arda Bağcık
Zilberman İstanbul, Alpin Arda Bağcık’ın “Paranoid Fanteziler, Sahici Entrikalar” başlıklı kişisel sergisini duyurmaktan mutluluk duyar. Sanatçının Zilberman’daki dördüncü kişisel sergisi 26 Şubat – 30 Nisan 2022 tarihleri arasında Mısır Apartmanı’nın üçüncü katındaki ana sergi mekânında izlenebilir.
Paranoid Fantasies, Real Plots (Paranoyak Fanteziler, Gerçek Komplolar), insan sağlığı sorunlarına özgü komplo teorilerine odaklanıyor. Sanatçı, daha önceki çalışmalarında medyanın, yoksulluğun ve iktidar ilişkilerinin bilginin üretilme hızını ve özgünlüğünü/güvenilirliğini etkilediği hakikat sonrası (post-truth) çağa işaret etmişti. Bu kez ise serginin merkezine bu çağın en önemli itici gücünü, yani komplo teorilerini alıyor. "Paranoyak fanteziler" terimi, insan sağlığına ilişkin gerçek dışı hipotezleri ya da komplocular tarafından öne sürülen sağlık sektörüne yönelik güvensizlik iddialarını yabancılaştıran, hatta hicveden bir yaklaşımın altını çiziyor. Diğer taraftan "gerçek komplolar" ifadesi, kapitalizmin nüfuz ettiği sağlık sektörünün şüpheli ticari taktiklerinin yarattığı belirsizlik atmosferine işaret ediyor. Bu durumların her ikisi de toplumda sağlık konularında ortaya çıkan kaçınılmaz bir güvensizlik duygusuna dikkat çekiyor.
Bugün, COVID-19 ile ivme kazanan bu fenomen, başka insanların ve yeni olayların da sürece dahil olmasıyla içinden çıkılmaz bir hal aldı. Bağcık, gerçeğe daha yakın ya da ondan tamamen uzak olabilecek pek çok iddia arasından, insanın belirli bir hakikate bağlanma ihtiyacının politik, psikolojik ve sosyolojik yönlerini inceliyor. Bu çerçevede sanatçı, mutlak ve nesnel bir gerçeklik anlayışını sorgulayan, her türlü bilginin doğruluğu ve geçerliliği konusunda her zaman şüpheci kalan bir yaklaşım benimsiyor. Bir başka deyişle Bağcık, tutkuyla komplo üreten gruplar ile komploların saçmalıktan ibaret olduğuna inananlar arasında eşit bir mesafede konumlanıyor ve izleyiciyi meseleye tam ortadaki bir noktadan bakmaya davet ediyor.
Sanatçı, Hidroksiklorokin adlı yapıtında, tüm dünyayı etkisi altına alan İspanyol gribi sırasında 20. yüzyılın başlarında çekilmiş bir fotoğrafı tuvaline aktararak bir illüzyondan yararlanıyor. Kendi monokromatik çalışmalarına göz kırpan bu yapıt; geçmişi ve bugünü, gerçekliği ve onun çarpıtılmasını okumak için yeni potansiyeller yaratıyor. Buna göre, uzaktan bakıldığında renkli bir parça gibi görünen ve günümüzü andıran çalışma, yakından bakıldığında monokromatik bir yapıtı açığa çıkararak ait olduğu geçmişe geri çekiliyor.
Favipiravir serisinde Bağcık; insanları manipüle etmede önemli bir rol oynayan medyanın ve internetin etkisiyle yayılan ve çoğalan dezenformasyonu ve imaj kirliliğini temsil eden bir enstalasyon gösteriyor. Bombardımanı andıran bu agresif paylaşım ve yayın akışı, gerçekliğin bükülmesine ve toplum içinde genellikle hakikatten uzaklaşılmasına yol açıyor. Yapısı gereği spekülatif olan hakikat sonrası çağ, komplo teorilerinden beslenir. Bu nedenle sanatçı, Favipiravir serisinde güncelliğini henüz yitirmemiş bazı haberleri masaya yatırıyor. Bu iddialar arasında 5G kuleleri, aşı karşıtı protestolar, aşı propagandası, laboratuvardan sızdırılan yapay bir virüs hipotezi ve aşının kimyasal içeriği yer alıyor. Bu teoriler bazen o kadar uç bir noktaya ulaşıyor ki tuvale gerçeküstü görseller olarak yansıyor.
Komplo teorisyenleri, rasyonel bir muhakemeye dayanmakta sıklıkla yetersiz kalan argümanlarını desteklemek amacıyla birkaç teoriyi bir araya getirme ve ilişkilendirme eğilimindedir. Sergideki Remdesivir serisinde bu durumun altı çiziliyor. Chemtrail (kimyasal iz) teorisi olarak adlandırılan ve yüksekten uçan uçakların arkalarında bıraktığı uzun süreli yoğunlaşma izlerinin püskürtülen kimyasallar olduğu iddiası, hastalığın bu yoğunlaşma izlerinden yayıldığı yönünde bir teoriye dönüşmüştür. Remdesivir, sıradan bir gökyüzü imajının arkasında karmaşık bir hikaye arayan insan bakışını mistik bir şüpheciliğe doğru yönlendiriyor.
Salgının, hakkında komplolar üretilen bir diğer önemli aktörü de Bill Gates’tir. Gates, mevcut pandemiyi yıllar öncesinden öngörmesi ve olası aşı senaryoları hakkındaki yorumları nedeniyle kamuoyunun hedefi haline gelmiştir. Bu teoriye göre Gates, aşı kılıfı altında insan vücuduna mikroçip yerleştirmek amacıyla yeni bir teknoloji önermektedir. Aşı karşıtları tarafından yoğun bir şekilde kullanılan bu hipotez, teknolojinin bilinmezliği ve popüler figürlerin etkisiyle güncellenerek tartışmayı yeni bir boyuta taşıyor. Bağcık, Librium başlıklı yapıtında Bill Gates’i portreleştirirken, hem bilginin hem de imajın medya tarafından sonsuzca çoğaltılarak çarpıtılması sorununu yansıtıyor. Sanatçı, Gates’in bu bağlamda sıkça karşılaşılan bir portresini, imajı sonraki her bir kopyada deforme ederek kullanıyor ve böylece bilginin manipüle edilmesine atıfta bulunuyor.
Medyanın uyuşturucu/uyutucu etkisinin altını çizmek için Bağcık; hakikat sonrası ve otorite gibi kavramlar aracılığıyla yeni dünya dengelerine odaklanıyor. Yapıtlarında karakalem ve tuval üzerine yağlıboya tekniklerini kullanarak, zamanla anlamını yitiren ifadeler ve imajlar vasıtasıyla toplumun pasifleştirilmesini ve manipüle edilmesini vurguluyor. Tanıdık figürleri, dünya liderlerini, tarihte iz bırakmış kişileri ve dönüm noktalarını gerçek ya da gerçek dışı hikayelerle harmanlayarak çalışmalarına dahil ediyor.
Alpin Arda Bağcık
(d. 1988, İzmir) 2007 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nden mezun oldu. Şu anda İstanbul’da yaşıyor ve çalışıyor. Kişisel sergi ve sunumları arasında şunlar yer almaktadır: Apocryphon (Zilberman, İstanbul, 2019), Apocrypha (Zilberman, Berlin, 2019), Kırmızı Reçete (Zilberman, İstanbul, 2017) ve Ambivalans(Zilberman, İstanbul, 2015). Katıldığı karma sergilerden bazıları: Aralarında Recurrence 2 (küratör: Lotte Laub, Zilberman, Berlin, 2021), 6 Sanatçı Öncülünü Arıyor (küratör: Hasan Bülent Kahraman, Akbank Sanat, İstanbul, 2020), Unlock (Zilberman, İstanbul, 2020), Göz Alabildiğine Uzanmak: Erol Tabanca Koleksiyonu'ndan Bir Seçki (küratör: Haldun Dostoğlu, OMM-Odunpazarı Modern Müze, Eskişehir, 2019), Young Fresh Different 10: One Must Continue(küratör: Burçak Bingöl, Zilberman, İstanbul, 2019), Motherland in Art (MOCAK, Krakow, Polonya, 2018), Darağaç III(İzmir, 2018), Uzak Hafıza (küratör: Yaren Akbal, Abud Efendi Konağı, İstanbul, 2018), Rotary Sanat Yarışması Sergisi(Proje 4L, İstanbul, 2015), Sınırlar ve Yörüngeler (Siemens Sanat, İstanbul, 2013), Şiddet (Çağdaş Sanat Müzesi, Resmo, Girit, Yunanistan, 2013) ve Genç Yeni Farklı-3 (Zilberman, İstanbul, 2012). Sanatçının yapıtları; Krakow MOCAK Çağdaş Sanat Müzesi (Polonya), 21c Museum Hotels (Kentucky, ABD), OMM–Odunpazarı Modern Müze (Eskişehir), Salsali Müzesi (Dubai, BAE) ve PAPKO ART Koleksiyonu (İstanbul) gibi kamusal ve özel koleksiyonlarda yer almaktadır.
Sergi hakkında daha fazla bilgi için lütfen melis@zilbermangallery.com adresi üzerinden T. Melis Golar ile iletişime geçin.
