Overview

Zilberman Gallery-Berlin, İstanbul’da yaşayan sanatçı Burçak Bingöl’ün Interrupted Halfway Through başlıklı Berlin’deki ilk kişisel sergisini duyurmaktan mutluluk duyar.

 

Burçak Bingöl’ün yüksek derecede dokusal ve görsel nitelik taşıyan çalışmaları; kimlik ve kültürel miras kavramlarını, arada kalmışlık durumlarını ve bunların temsiliyet ile sunum meselelerini ele alır. Adını Ahmet Hamdi Tanpınar’ın İstanbul’un Beyoğlu semtini anlattığı Beş Şehir adlı kitabından alan Yarım Kalmış (Interrupted Halfway Through) sergisi, “Bize ne kaldı? Boşlukları nasıl doldurabiliriz?” sorularını sorarak, Türkiye’nin katı modernleşmesinin bir sonucu olarak ortaya çıkan hafıza boşluklarını kazıyor.

 

Burçak Bingöl, İstanbul’dan Berlin’e çeşitli fragmanlar taşıyor ve zaman ile mekânı üst üste bindirerek görsel bir deney yapıyor. Unutma ve hatırlama üzerine psikolojik olduğu kadar politik bir manzara da yaratan Bingöl'ün üretimi; gizli kalmış, solmaya yüz tutmuş ve neredeyse kaybolmuş hafızaları inceliyor. Sergisi, devlet kontrolünün yarattığı toplumsal amneziye ve Doğu ile Batı arasındaki kesintili bağlantılara odaklanarak bir kazı alanını andırıyor. Çalışmalarında zamanın katmanlaşmasına duyduğu ilgi (özellikle İstanbul şehriyle bağlantılı olarak), Tanpınar’ın Bergson’un süre (durée) kavramına güçlü referanslar içeren zaman fikirlerinden ilham alıyor. Takvimi ve ölçülecek birimi olmayan, sadece hafızadan ibaret, bölünemez bir zaman anlayışı olan Yekpare zaman kavramını kullanan Bingöl, unutulmuş bir geçmişin kalıntılarına odaklanarak bir yeniden inşayı hayal ediyor.

Sergide seramik eserlerin yanı sıra taşlar ve bitkiler gibi yerinden edilmiş kentsel dokular yer alıyor. Seramik alanında doktorası olan Bingöl, bu malzemenin kültürel çağrışımlarının metodolojisi ve grameriyle deneyler yapıyor. Her an çatlama ihtimali olan seramiklerle kolektif hafıza nasıl aynalanabilir? Başarısızlık, yeni bir kurmacanın başlangıç noktası olabilir mi?

 

Başka bir mekânın enerjilerini kanalize eden Bingöl, İstanbul’daki galerinin ünlü art-nouveau tarzındaki Mısır Apartmanı’na ait duvarından bir parçayı Berlin’e taşıyor. Yerinden Edilmiş Galeri Duvarı veya Bir Gülün Parçalanmış Hafızası (Displaced Gallery Wall or A Fragmented Memory of a Rose) adlı eserin ince katmanları, yakın zamanda İstanbul’dan Berlin’e gelen yeni dalga (kültürel ve/veya politik) göçmenleri akla getiriyor. Yerimizden edildiğimizde yeni olanla nasıl bağ kurarız?

 

Unutulmuş bir geçmişi açığa çıkaran bir gemi enkazının kalıntılarını çağrıştıran Kargo (Cargo); geçmiş ile geleceği, biçimcilik ile sezgiyi, kavram ile maddeselliği birbirine bağlayan bir dizi yeni olasılık sunuyor. Bu sunum sadece kişisel ve toplumsal tarihi harmanlamakla kalmıyor, aynı zamanda gerçek ile gerçek dışı, kurmaca ile başarısızlık arasındaki çizgiyi de bulanıklaştırıyor.

Sergiye Sevinç Çalhanoğlu, Lotte Laub, Wendy Shaw ve Simon Wachsmuth'un katkılarının yer aldığı bir katalog eşlik ediyor.

Daha fazla bilgi için lütfen Göksu Kunak ile iletişime geçiniz: goksu@zilbermangallery.com

Installation Views
Works