Sim Chi Yin, Disobedience Archive Küratörlük Projesi İle Birlikte 60. Venedik Bienali’nde
- X
- Tumblr
Sim Chi Yin’in Requiem başlıklı video eseri, Marco Scotini küratörlüğünde hazırlanan Disobedience Archive (İtaatsizlik Arşivi) kapsamındaki 60. Venedik Bienali ana sergisinde gösteriliyor.
Requiem, bir zamanlar anti-sömürgeci 1948-1960 savaşında Malaya (günümüz Malezya ve Singapur) ormanlarında İngilizlere karşı mücadele eden eski komünist gerillaların —artık yaşlanmış hâlleriyle— siyasi katılımlarına, savaşa, sürgüne, deport edilmelerine ve sosyalist hayallerine dair hafızalarını şarkılar aracılığıyla yeniden sahiplenmelerini anlatıyor. Dokunaklı anlarda gaziler, 70 yıl önce her gün söyledikleri küresel sosyalist marş Enternasyonal’in dizelerini hatırlamakta zorlanıyorlar —ki bu marş, idam sırasındaki yoldaşlarının darağacına yürütülürken boyun eğmeyerek söyledikleri marştır. 1941 yılında iki Malayalı komünist tarafından bestelenen ve güftesi yazılan Goodbye Malaya, solcuların evlerinden ve çoğu durumda doğdukları ülkeden deport edildikleri sırada gemi güvertelerinde hep bir ağızdan seslendirilmişti.
Sanatçının babaannesi/dedesi de dâhil olmak üzere 30.000’den fazla Malayalı solcu, İngiltere’nin Filistin’deki yönetimini takip eden ve Amerika’nın Vietnam Savaşı’na önemli açılardan zemin hazırlayan, "Malaya Olağanüstü Hali" (1948-1960) olarak adlandırılan süreçte İngilizler tarafından Çin’e sınır dışı edildi. İngilizlerin II. Dünya Savaşı sonrasında yürüttüğü en uzun savaş olan bu dönemin tarih yazımında, bu insanların hikâyelerine pek yer verilmemiştir. Tıpkı hafızanın kendisi gibi, onların sesleri de bazen kırılgan ve yanıltıcı ama aynı zamanda dirençlidir.
Disobedience Archive, Scotini’nin sanatsal pratikler ile aktivizm arasındaki ilişkiyi inceleyen 20 yıllık bir projesidir.
Bu karma sergiyi ilk kez Venedik Bienali’nde sunan en son seçki; Hito Steyerl ve Black Audio Film Collective’in de aralarında bulunduğu 39 sanatçı ve kolektifin eserlerine yer veriyor. Arsenale’de tüm bir odayı kaplayan arşiv, Juliana Ziebell’in tasarımıyla bir zoetrope (sinemanın ilkel formu olan zootrop cihazı) biçiminde sergileniyor.
